3 Kasım 2015 Salı

YİNE KIŞ YİNE SOĞUK

                  Kış sezonunu donarak ve hastalanarak geçirmek istemiyorsanız bir kaban veya mont almalısınız. Şaka bir yana mont alırken şık durmasını istiyorsanız vücudunuzla uyumlu renk desen ve uzunlukta mont seçmeniz gerekmektedir. mesela; kısa ve yapılı bayanların kesinlikle uzun tarzı kabanları tercih etmemeleri gerekir. Kilolu bayanların orta uzunlukta ya da sadece basenleri kapatan modelleri tercih etmeleri şık görünmeleri açısından önemlidir. Ayrıca ürün alırken ona kilo saklama ya da kiloyu kamufle etme düşüncesi ile bakarsanız şık  olmak yerine tersi bir görüntü ortaya çıkar. Kabanda bilinenin aksine açık renkler de tercih edebilirsiniz. yeter ki yüzünüze ve bedeninize uyan bir renk olsun kışın dış giysiler de çok sorun değildir. kaşelerde kırmızı krem renkleri o yüzden şık durur.
                 Derilerde ise bordo favorimdir. Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.....

20 Ocak 2015 Salı

BİLİNÇLİ TÜKETİCİ MİYİZ............ah markalar..............

              Bilinçli tüketici neyi ne kadara ve niçin aldığını ve neden aldığı, ayrıca neden aldığı  yeri tercih ettiğini bilen biridir.
              Bu sebeple bilinçli tüketici önce kendi ekonomisini daha sonra esnafını daha sonra da toplumun çıkarını gözeterek hareket edendir.Mesela AVM leri ve markaları ele alalım. Bir insan düşünemez mi şu an Türkiye de perakende satış yapan markaların çoğunun üretim yeri  Çin, malezya, Tayvan gibi ülkelerdir. Markaların gözü para hırsı bürümüş, Türkiye halklarına satış yaparak kazandığı parayı ve yatırımı sırf bir kaç dolar fazla kazanmak için bu saydığım ülkelere fabrika kurup Türkiye halklarından kazandığı parayı çin ve diğer milletlere iş kapısı yapıyor. Asıl ihanet budur; madem bu insandan parayı kazanıyorsan burada fabrikanı kuracaksın ve buranın insanı çalışacak ve iş aş sahibi olacak değil mi?
               Ama tüketicilerin buna tepki olarak boykot yapması lazım bak bakalım o zaman yapabiliyorlar mı?. isimleri de gizli saklı da değil Lcw waikiki den tutun Lescon a kadar çoğu marka böyle.Bakın bir Lcw nin montunun üretim yeri etiketini okuyun çin malını satıyor...ama çoğu öyle dedim ya bunların farkında olmak ve tepki koymak için bilinçli tüketici olmak lazım.....

17 Ocak 2015 Cumartesi

AYAZMA EMLAK KONUTLARI........


       Toplamında 1200 konut civarında olacak olan proje ayazma da ziya gökalp mah. de yapılacak.
yapılacak konutların 800 adeti hakim ve savcılar için adalet bakanlığına satışı yapılmış olup 100 adeti ise başak şehir belediyesine satılmıştır. geriye kalan yaklaşık 300 adet konut ise halka kuralı satış yolu ile satılacaktır.... toki ve emlak Konut tarafından Biser inşaat firmasına yaptırılacak olan proje de ayrıca sosyal alanlar da mevcut olacak. fiyat lokasyona göre yüksek olmakla beraber başvuru yoğunluğuna göre ufak değişikliklerde yapılabilir zanımca.
http://www.emlakkonut.com.tr/_Assets/Upload/Images/file/fiyatayazma.pdf
http://www.emlakkonut.com.tr/_Assets/Upload/Images/file/ayazmataah%C3%BCtname2014.pdf
http://online.emlakkonut.com.tr/Kurabasvuru.aspx?KURA=AYZ



17 Aralık 2014 Çarşamba

FİYAT SİSTEMİ

                         Aslında fiyatlandırma çeşitlilik gösteren bir mevzudur. Çünkü bu bazen ürüne göre bazen de yere göre değişkenlik gösterebilir. Mesela  20 lira aldığın bir ürünü 39 lira fiyat koyarsın 4 lira indirim payı olur aslında bu iyi bir kar marjıdır. Ama bakarsın bulunduğun yerde kar marjı daha düşüktür o zaman onlara göre ezilirsin onun için  ayak uydurmak gerek. Sende olan bir ürünü senden daha aşağı bir fiyata sattıklarında müşteri senden çekilebilir. Tüm olumsuzlukların önüne geçebilmek için ben her ne kadar beceremezsem de  dikkatli ve güncel olmak lazım. kar marjının düşük olması (çok abartmamak şartıyla) sirkülasyonu getirir. Bu da kazancın artması ve hareketliliğin süreklilik kazanması anlamına gelir. Mesela şu an aralık ayındayız işler son iki aydır diğer senelere göre bayağı düştü yeni bir sisteme geçmeye hazırlanıyorum. yüzde elli(%50) kar marjına ve sabit fiyat sistemine geçeceğim. Eğer bir sirkülasyon yakalayabilirsem devam edeceğim ...

22 Kasım 2014 Cumartesi

BU SENE RANDOM YIKAMALI KOTLAR ÇOK MODDA

                              Evet bu sene bayanlarda jeans olarak random yada kar yıkama bazı üreticilerin ise havlu yıkama dedikleri yıkamada renklendirilen pantolon modellerin çok revaçta olduğu bir gerçek. Kışın soğuk günlerini yaşadığımız bu günlerde hala bilek pantolon tercih edilmesi şaşırtıcı olsa da botlarla iyi bir uyum sağlayacağı da su götürmez bir gerçektir. kilolu bayanların tercihi bu tarz pantolonlarda her zaman kül rengi dediğimiz fümeye yakın bir renk  olması  zarif gösteriyor olmasıdır. Kabanlarda ise bu sene hem kaşe hemde kaşeye yakın kumaşlarda bol dediğimiz salaş bir şapkaya sahip etnik renklerden oluşan kabanlardır. Desenler farklı ve bazen bol ve kalın çizgiler popüler tarzlardır. Alt olarak kesinlikle tercih triko tarzı ve bol şekilli taytlar seçilmelidir......

12 Ekim 2014 Pazar

MAĞAZA DA KONUM................

                       Bir kere daha anladım ki mağaza açarken en önemli olayın "yer" olması kesinlikle köşede  kuytuda değil; daha fazla kira verin ama en işlek yerde olsun. Tespitlerimle sabittir. Bir örnek vermek istiyorum geçen sene bir arkadaşım benim olduğum cadde de kırtasiye için yer baktığını söylüyordu. çok bekledi ama caddenin en işlek yerinde bir yer kiraladı. Kırtasiyesini açtı o arada cadde de iki kırtasiye vardı ve düzenleri ile müşterileri oturmuştu onların. bu ise yeni olmasına rağmen ikisini de ikiye katladı. neden çünkü yeri güzeldi yol üstü kalabalığın olduğu bir yerdi. Gözlemlemek için uğradığımda tıklım tıklımdı eski ve yılların diğer kırtasiye lerine baktığımda sadece birer  müşterileri vardı ama onun ki tıklım tıklımdı. işte mağazanın konumunun farkı budur. iş yapılmayacak bir yer olduğunda istediğin kadar ucuz kira olsun fayda vermez.....

16 Temmuz 2014 Çarşamba

İŞ TAKİBİ

                            Eğer düzgün bir ciro yapılmak isteniliyorsa ki amaç zaten odur hiç bir zaman yılmamak üşenmemek ve takibi bırakmamak gerek. İş takibi dediğim olay ayda bir ürün almak yerine haftalık ama azar azar almak lazım. çünkü bakıyorsun yeni bir ürün trend olmuş ve sen onu zamanında bulundurman gerek yoksa herkes giydikten sonra getirildiğinde çok da anlam ifade etmiyor ayrıca müşterinin gözünde takip edilmesi ve sürekli uğranılması gereken bir mağaza olarak yer edinemezsiniz. Her ne kadar bu bildiğim püf noktaları kendim her zaman uygulayamaz sam da kesinlikle uyulması zaruri olan durumlardır. 

7 Mayıs 2014 Çarşamba

ERGEN MÜŞTERİLER

                                   Başlıktan da anlaşılacağı gibi aklımda kalan ve tuhaf davranan bazı ergen müşterilerimizin davranışlarından bahsedeceğim. mesela  ergen kız; annesi ile geldiğinde ürün alma ihtimali düşüktür neden? derseniz çünkü çatışmacı bir tavır sergiliyorlar ergenler. Ve sonunda anneleri ile kavga ederek çıkıyorlar, bu durumu daha gerçekleşmeden hemen daha olayın başında tahmin edebiliyorsunuz çünkü ergen erkeklerde de bu durum mevcuttur agresif davranıyorlar. Reyonlara bakarken; ürünlere bakışı eline alıp inceleyişi dahi iticidir. Yani ürüne bakarken alıp fırlatıyormuş gibi bakıyor. Hele hele yanında birde kız arkadaşı varsa;  gör o zaman kızın nasıl davrandığını. Birisi ona bir ürünü gösterip güzel olduğunu söylediğinde  beğenmediği ürünü ağkkkkk diye ses çıkararak anlatır.  mesela yardımcı olmak adına ürün gösterdiğinizde "onu ben mi giyeceğim?" diye sanki hakaret ediyormuşsunuz gibi gelir ona.
                                   Tabii ki çok efendi ergen kızlara ve erkeklere de denk geliyorsunuz ama genelleme de az bir oranda dırlar. Onları tenzih ederek anlatıyorum. ürün fiyatlarını duyduklarında kimilerinden "ohaa" kimilerinden "çüüşş"  lafını duyabilirsiniz. Bunu genelde anne veya babaları ile beraber geldiklerinde yapıyorlar burada bu tarz konuşanlara hep aynı cevabı vermişimdir. ""sen evde büyüklerine, anne ve babana böyle mi hitap ediyorsun?"".
                                   Bunların yanında birde çok kapalı bir şekilde giyinmiş olarak gelip kabini kullanmak için izin isteyip dışarı çıktığında apayrı ve çok mini ve açık elbiselerle çıkana,bazende tam tersine denk gelirsiniz. Anlaşılacağı gibi en sevilmeyen müşteri profilidir ergenler.
NOT: Ergenlerin davranışlarına örnek olarak yukarıdaki fotoğrafı koydum verdiği pozdan ergen olduğunu anlarsınız. Fotoğraftaki dünyaca ünlü bir sanatçı (Justın Bıeber). Ama ergen işteeeeee.......

28 Mart 2014 Cuma

MÜŞTERİ DAVRANIŞLARI 3

          Biraz uzun bir ara verdik galiba. Ama olsun siz beni bağışlarsınız bende kabul ederim olur biter değil mi ? :))))).  önceki yazımızdan devam edersek müşterinin ses çıkaramamasından yani sizi kaideye almamasından bahsetmiştik. Ama karıştırmamanız gereken bir nokta da müşteri eğer Türkçe bilmiyor ise yani turist ise onun bu davranışı normal kabul edilebilir; çünkü bir kaç kez denk geldim. Siz iletişim için bayağı uğraştıktan sonra Türkçe bilmediğini belirten bir kelime kullanır ve buda içinizi rahatlatır. :))))))). sizde yakasını bırakırsınız.  tüm bunların yanında; fazla indirim yapmanız için samimi davranan müşterilerde çıkıyor tabi ki. Ama tavsiyem her ne kadar ben beceremezsem de ticareti; dostluklarla, akrabalıklarla, aşklarla ve arkadaşlıklarla kesinlikle karıştırmamak gerekir.

12 Mart 2014 Çarşamba

MÜŞTERİ DAVRANIŞLARI 2

           Bazı müşteriler var ki insanı dinden imandan çıkarır.:) çok mu sert oldu? Mesela müşteri içeri girer sen her zaman ki güler yüzlü halinle karşılıyorsun "hoş geldiniz" diyorsun. çıt yok seni sanki hiç duymamış veya san ki sen onunla konuşmuyorsun gibi davranır. ya da sen yoksun gibi davranır. Tabii bu arada gezmesine ve reyonlar arası turuna devam ediyor sizde takipte siniz. neyse diyorsun sineye çekip bir daha iletişime geçmeye çalışıyorsun ve "nasıl yardımcı olabilirim" diye bir daha girişimde bulunuyorsun. ama sanki duvarla konuşuyorsun sana bakmıyor bile. işte çalışanların nefret ettikleri benim ise başıma geldiği halde hemde bir kaç defa çok komik bulduğum ve o andan itibaren gülmeye başladığım bir olaydır. :))))))))))). ve bu sık sık rastlanan bir durumdur. Artık bunu o müşterinin kendini beğenmişliğine mi bağlarsınız veya görgüsüzlüğüne mi bağlarsınız sonradan görmeliğine mi bağlarsınız o karar sizin. Ama bilin böyle müşterileriniz olacaktır. :)

27 Şubat 2014 Perşembe

MÜŞTERİ DAVRANIŞLARI

               Bu işte her tür karakter ve yapıda insana denk gelirsiniz. Bazen bayan müşteri gelir eşinden azar işitmiş ya da sevgilisinden ayrılmış çok sinirlidir ve bu siniri bir yere çatarak boşaltacak ve bingoooo  piyango size vuruyor. siz her ne kadar  müşteridir haklıdır diye yaklaşıyorsunuz o ha bire üstünüze gelir. olmadık davranışlarda bulunur ve tüm hıncını sizden çıkarır zaten ona tahammül gösteremezseniz esnaflık yapamazsınız.  önemli olan en az hasarla olayı atlatmak :)))))))))))). Bunun dışında bazen kendini çok beğenmiş müşteri gelir. Size resmen sinek gözüyle bakar eğer biraz maddi olarak iyi ise aynı karakterdeki kişi vay halinize :)))))))))). Tabii istisna olarak erkek müşterilerden de bu tip çıkıyor ama genelikle bayanlarda daha yoğun görülüyor.  Tecrübeyle sabittir ki zengin müşteri daha çok pazarlıkçıdır. Ve tok pazarlıkçıdır. Kimisi gelir saatlerce dener sizi perişan eder bir teşekkür bile etmeden  çıkar anlıyorum bizim işimiz zaten o ama çok zahmet verip de hiç rahatsızlık duymayanlara insan sinirleniyor haliyle. gelip saatlerce duran şakalaşan insanlar da var tanımaktan memnun kaldığınız insanlar da oluyor. en azından her çeşit insan karakteri ile diyaloğunuz oluyor ve bu size tecrübe kazandırıyor.

22 Şubat 2014 Cumartesi

ELEMAN ÇALIŞTIRMA

           Giyim işinde en büyük ve neredeyse hiç bir zaman memnun kalmayacağınız konu eleman konusudur. Çünkü asla çözülemeyen bir sorundur. tabii evden ihtiyacınızı karşılayacak eleman varsa o ayrı.  Denilecek ki madem bu giyimin bu kadar problemi varsa insanlar niye bu işi yapıyor ve nasıl para kazanıyor işte bu iş tamamen  sabır ve yönetebilme kabiliyetinden kaynaklanıyor. Asla ve asla tam istediğiniz gibi bir elemana denk gelmeyeceksiniz; eğer birden fazla eleman çalıştırmanız gerekirse iyi birini denk getirirsiniz bu sefer yanındakilerle anlaşamaz.  Tam istediğimi buldum dersiniz pat diye bir bahane ile çıkıyor. uzun soluklu bir çalışana denk gelmezsiniz. Şartlarınız ne kadar mütevazi olursa olsun uzun süre çalışana denk gelmezsiniz. ya sıkılır ya da arkadaşlarının gazına gelir gider. İlk başlarda artık bu uzun soluklu çalışacak dediğimiz veya öyle düşündüğümüz kişiler çıkınca psikolojim bozuluyordu ama zamanla alıştım. Yani bu iyileşmeyen bir yaradır. Tam istediğiniz sayı ve kalitede eleman ayarlarsınız iş çok düşer işler yoğun olur bu sefer eleman bulamazsınız. Bu kısır döngü bir türlü bitmez. Biraz karamsar bir ruh hali ile anlattım galiba çünkü çok çektim :). Piyasaya göre iyi de maaş verip çok ta sıkmıyordum. Ama hep böyle işte.

17 Şubat 2014 Pazartesi

MAĞAZADA İADE veya DEĞİŞİM

               Sürekli başınızı ağrıtan bir durumdur(benim şahsen mağazacılığın en nefret ettiğim durumudur). insanlar sizden bir ürün alır ve bakarsın başka bir mağaza da başka bir ürün görüp bu sefer senden aldığını geri vermek istediği için sana gelir. Bir saat içinde geri gelirse müşteri eğer, iadesinde çok  itiraz etmem ama üstünden gün geçtiyse kesinlikle iade almıyorum. Hatta mağazanın kasa bölümünün müşteri tarafından görülen bir duvarına" satılan ürün iade alınmaz" diye bir yazı yazdım. Büyük mağazalarda yani markalar sorunsuz iade alıyorlar bu da küçük esnaf için kötü. Bir müşteri için kötü bir örnek teşkil ettiği için aynısını senden de bekliyor.   iyi niyetli müşterinin yanında kötü niyetliler de var ve çoğuda öyle. Kötü niyetli hangisi mesela? bir ürünü alıp giydikten sonra ya ütüleyip yada yıkayıp ütüleyip geri getirir. ya da değiştirir. birde özel bir gün için bir ürün alıp o gün için yani düğün veya sünnet gibi giyip bir kaç saat sonra onu değişime getirir ama yerine aynı ürün grubundan almaz bu sefer normal günlük giyebileceği bir ürün ile değiştirir. Giydiğini söylediğinizde yeminler sıraya dizilir ve siz idaanız dan pişman olursunuz. Ama bu sorunun önüne geçilemiyor maalesef.  

13 Şubat 2014 Perşembe

GİYİMDE REKLAM VEYA TANITIM

          Giyimde reklam yerel ve internet ortamında olması lazım yerel bazda dediğimiz olay; cadde mağazası ise arada  bir  indirim sezonlarında indirim ürünlerinin ve fiyatlarının üstünde olduğu  broşürlerin caddenin kalabalık bir yerinde halka dağıtılması. caddenin girişinde mağazanızın nerede olduğu ve ismini gösteren bir tabelanın olması avantajdır. bunun dışında arabaların geçiş yolunun üstündeki bir binanın duvarında sizin reklamnızın olması büyük bir avantajdır. internet ortamında mağazanızın adıyla bir sayfanın olması ve ürünlerinizi orada teşhir etmeniz faydalıdır ben yeni yeni yapmaya başlıyorum bunu. Bunun dışında sosyal ağları kullanabilirsiniz hatta bir site dahi açıp bu site üzerinden veya facebook hesabı üzerinden satış dahi yapabilirsiniz. Bunu çok güzel ve düzenli bir şekilde yapanlar var ve ben hala bu konu üzerinde düşünüyorum ve niye yapmıyorum diye de yeriniyorum :). http://giyimmagaza.blogspo
t.com.tr/

8 Şubat 2014 Cumartesi

MARKALARIN ÇALIŞMA SİSTEMLERİ 2

            Markaların çalışma sistemleri ile alakalı kendim yaşadığım deneyim üzerinden örnek vererek bir önceki yazımızda dile getirdik. Aslında çoğu markaların çalışma sistemleri hemen hemen aynıdır. Tabi bunun yanında bayilikten önce şart olarak teminat isteyen, sizin üzerinizde kayıtlı bir emlağın ipotekini isteyen markalar da çoktur. ben kendi alanım olan giyim ile alakalı bir markanın çocuk giyimi(Bücürük)  olan bir markanın çalışma sistemini gördüğüm için anlattım. Markanın  bir süre bayiisi olarak çalıştıktan sonra bayilikten çıktım ve sonra kendi yoluma devam ettim.Bu markanın bana faydası yeni açıldığım için kısa sürede tanınmama sebep oldu avantajım oydu. Ama bazı markalar var ki bırakırsan iş yapamazsın atıyorum bir spor ayakkabı markasının bayisi oldunuz örneğin Lescon bayisi oldunuz ve onun ürünlerini ayakkabılarını satıyorsunuz. insanlar siz marka sattığınız için size gelirler ama markayı bırakıp ismi cismi belli olmayan bir markanın ayakkabısını satarsanız kimse sizden alışveriş yapmaz en azından cironuz çok düşük olur. onun için bazı markaların bayiliği sayesinde varsınız. o zamanda markanın sayesinde varsınız bırakma şansınız yok giyimde bırakabilirsiniz ama spor mağazası işletirseniz bırakma şansınız yok ancak başka markaya geçersiniz. Tabii her marka kolay bayilik vermez. Bayilik şartları olan markalar vardır. mesela bazıları bayilik bedeli para alırlar bir sefere mahsus hemde yüksek miktarda, her markanın farklı bayilik şartı vardır ama genelde ise şartları şunlardır. mağazanın büyüklüğünün belli bir büyüklükte olmasını şart koşarlar. Ana bayiliklerde kendileri gelip ürünü yerleştirip; reyonu ve dizaynı kendileri düzenlerler. Bahsettiğim spor markaları banka teminatı isterler yoksa yukarıda anlattığım gibi daire veya başka bir emlağın ipotekini alırlar. onuda size vadeli ürün verdikleri için eğer bir yanlış yaparsanız diye karşılığında onu koz olarak tutarlar.

5 Şubat 2014 Çarşamba

MARKALARIN İBNELİKLERİ

         Biraz argo bir başlık oldu ama hak etmiyorlar da değil :) .  Varsayalım ki kornır bayii siniz marka ile anlaşıp kar marjınız, çalışma şekli, ödemeler  ile alakalı mutabakata vardınız. Geriye sezonunda mal almaya kaldı markaların hemen hepsinde ilk başladığınızda çok ilgilenip ve ilk ürün grubunu açılışa özel olması ve sizi cezbetmek için normal fiyattın yarısına verirler ne zaman ki normal sezona girdin o zaman çalışma şekillerini iyi kavramaya başlıyorsunuz. Mesela sezon başında davet ederler genelde bir kokteyl ile yeni sezonu tanıtırlar ve size davetiye gönderirler. herkes orada kendi mağazasının bütçe ve büyüklük durumuna gör sipariş geçer ve sezon başı fiyatlar tuzludur çünkü marka sizden para kazanıyordur. bir iki parti mal size satarlar buda ortalama bir mağaza için giyim olarak yaklaşık 15 20 bin lira demek  ve siz mal aldıktan sadece 20 gün sonra pat %30 indirim oldu derler buda size cazip gelecek daha önce aldığınız ürünü bu sefer %30 daha indirimli alıyorsunuz diye yükleniyorsunuz mala. Siz yükünüzü iyice aldıktan yaklaşık bir 20 gün sonra pat diye % 50 indirim oldu daha önce ilkin normal fiyata aldığınız ürünü bu sefer yarı fiyatına alabilirsiniz bu daha cazip gelecek. ve siz farkında olmadan mağazanızı olur olmaz ürünlerle tıka basa mal dolduruyorsunuz. ve son bomba sezon sonu bahanesi (daha sezon ortasındayken) depo temizleme, önceki sezon adı altında bu defa % 70 indirimle size yeni bir grup ürün daha satarlar yani zorla değil cazip geldiği için kendiniz alırsınız. çünkü örnek vermek gerekirse daha önce 10 lira aldığınız bir ürünü 3,33 liradan alacaksınız buda geçekten çok cazip. Tabii tüm bunları okurken ben sezon başında çok az mal alırım sonra şöyle böyle yaparım dediğinizi duyar gibiyim. Ama nafile ben aynısını yaptım onların uyanıklığına kendi uyanıklığımla cevap verdim yani sezon başında çok az formalite icabı mal aldım farklı gerekçeler öne sürdüm indirim olunca biraz daha tam indirim olunca yüklendim farkına varınca uyardılar       bu şekil çalışamayız dediler. devam ettim sezon başında en az bu kadar mal alman gerek dediler onu da bir şekilde atlattım gene biraz daha artırarak az mal aldım ama baktılar baş edemiyorlar kar marjımı değiştirdiler. Bende bayiliği bıraktım............

1 Şubat 2014 Cumartesi

MARKA BAYİLİĞİ

               Markaların çalışma sistemlerinden biraz bahsedelim; öncelikle marka veya şahıs firma herkesin amacı para kazanmaktır. Yani bayiliğe daha çok önem veren markalar aslında parayı bayilerinden kazanıyorlar. Bazı markalar bayiilik vermeyip kendi şubelerini kendileri açıp bayiilik vermiyorlar. Ama çoğu bayiilik veriyor bu bayiliklerin çeşitleri var. Ana bayii, korner bayii vs. vs. gibi isimler adı altında farklı çalışma sistemleri olan bayilikler vardır. Örnek vermek gerekirse ana bayilik alındığında sadece o markanın ürünlerini satabilirsiniz. başka hiç bir firmaya ait ürün bulunduramaz sınız. Kar marjı diğer bayiliklere göre biraz daha iyidir. Ama bundaki sıkıntı yanında başka ürün satamıyorsunuz; korner bayilikte öyle değil korner(kornır) bayiliğini aldığınız firmanın ürünlerini ve o firma da olmayan ürünleri başka bir firmadan bulundurabilirsiniz hatta olan ürünleri de çaktırmadan bulundurabilirsiniz çok fazla üstünde durmuyorlar. Kornır bayiliğin kar marjı ana bayilikten biraz daha düşüktür. Mesela 29,99 etiketli bir ürünü kornır bayii olsanız marka bu ürünü 17 liradan ana bayii olsanız 15 liradan size toptan satışını yapar ama o ürünü müşteri etiket fiyatına almıyor indirim istiyor yani siz muhtemelen o ürünü 25 liradan satacaksınız. Anlayacağınız kornır olsanız o üründen 8 lira  ana bayii olsanız 10 lira kazanacaksınız. Tabii ki ben burada olayı anlaşılması için basit bir dille  anlattım normalde oransal olarak telaffuz ediliyor bu kar marjları(1.80,1,50) gibi.

29 Ocak 2014 Çarşamba

KURULUŞ HİKAYEMİZ 4

              Şuan 2014 yılının ocak ayının son iki günündeyiz ve 3 ay sora birleştirilmiş mağazamızın ikinci yılını dolduracağız. 2013 senesi bizim için bereketli bir yıl olarak geçti. Ancak 2014 ten o kadar umutlu değilim niye bilmiyorum. Mağazamız iki dükkandan oluştuğu için doğal olarak iki kapısı mevcut. Kışın en soğuk iki ayında bir kapıyı kapatıp tek kapı ile idare ediyoruz. Yaptığımız ciroları her ay ve yıl sonunda detaylı olarak incelerim istisnalar dışında her yılın bir ayın cirosu bir önceki yılın aynı ayının cirosunu %10 artarak geçer. Buda her yıl % 10 büyüdüğümüzü gösterir. Eğer düzenli kayıt tutulursa gelişiminizi takip edip ona göre hareket edebilirsiniz. Bu arada iş yerimizin nakliye sorununu gidermek için 2011 yılının sonlarında opel Corsa 2006 model bir araba dahil ettik. Size küçük bir araç olarak gelebilir ama İstanbul trafiğinde gerçekten işinizi en iyi gören ve koltuklarda hesap edildiğinde çok mal alan bir araçtır. Niye araç lazım çünkü her haftanın neredeyse iki günü piyasa dan ürün alınıyordu buda 40 liradan hafta da 80 lira ediyordu nakliye araçlarının tutarı. Bir sonraki yazımda markaların çalışma sistemlerini ve bayiilik şartlarını ele alacağım.

27 Ocak 2014 Pazartesi

KURULUŞUMUZ 3

                Mağazamızın ismi JUJİ olmadan önce yani isim PİNOKYO iken yan tarafımdaki mağazayı benden ayrılan ortağım devir almıştı iki yıl çalıştırdıktan sonra başka birine devir etmişti. Oda yaklaşık 1 yıl çalıştırdıktan sonra orayı; 2012 yılının nisan ayında ben devir aldım. Aldıktan sonra; aradaki duvardan 3,5 metre genişliğinde geçiş yeri yaptırdım duvarı kırarak. yani tek mağaza olarak işletmeye başladım. Bir bölümünde çocuk bir bölümünde bay ve bayan ürünleri bulundurdum. Ancak daha sonra bayan ürünlerinde daha iyi satış yapınca bir olan  bayan eleman yerine iki bayan eleman çalıştırmaya başladık ve çocuk ürünlerini elimizden çıkarmaya karar verip hiç çocuk ürün almamaya başladık sünnet takımı ve takım elbise hariç. Bir süre sonra erkek ürünlerini bayan ürünlerinin bulunduğu bölümden alıp çocuk bölümüne yerleştirdik ve o bölüm sadece bayan oldu; diğer bölümde erkek ve çocuk bölümü oldu. Daha rahat oldu çünkü bayanlar erkeklerle yan yana olan kabinlerden rahatsız oluyorlardı.Her bölümün kendine ait kabini ve mağazaların arasında yarısından çok duvar olduğu için sıkıntı giderildi. iki mağazayı tek mağaza haline getirirken o arada dış cephe giydirmesini ve tabelayı (JUJİ) yaptırdık. Halen çocuk ürünlerinin %30' u elimizde ve aldığımız fiyata vererek elimizden çıkarmaya çalışıyoruz.